18 Kasım 2010 Perşembe

WILLIAM DA EVLENDİ, ARTIK SIRA HENRY DE...

Yazmayayım yazmayayım dedim ama dayanamadım. Bünyenin alışık olmadığı kadar fazla televiziya haberine boğulduğumdan olacak bu Prens William ın evliliği bana nedense pek bir koydu. Annesinin -ki çok severdim- cenazesini, annemle beraber ta kortejin başından itibaren canlı yayında izleyip, en son rekek kardeşinin kilisede ki tören konuşması esnasında bildiğimiz "yazzık ya" nidalarıyla ağladığımız William çocuk; büyüdü ve de sevdiği kızla evlenmeye karar verdi.
Annesi olarak bağrımıza bastığımız Lady Diana, çok uzun yıllar bizim için mutsuz evlilik, ilgisiz koca, mendebur kaynana gibi problemlerin ne kadar evrensel olduğunun ispatı oldu. Kadıncağız parmağında bilmem kaç karatlık elmas, üzerinde bilmem kaç poundluk ipek tayyörle gezerken biz, onun için için nasıl azap çektiğini bildik hep. Dünya tarihinde kendisiyle bu kadar empati kurulabilen kraliyet ailesi mensubu yoktur herhalde.
Çok ciddiyim, dün akşam en son Di'nin yüzüğünü taktığı o Kate denen kızla (ama kızı sevdim ben, güzel gülüyor çünkü) Wiliam ı yanyana görünce içim bir cız etti. Diana benim alt komşum hatta yok, yok üniversite yıllarından arkadaşımmış da ben de oğlunun mürüvvetini görmüşüm gibi hissettim. Londra dan bildiren bir arkadaşım "burada herkes bu haberi konuşuyor" dedi. Normaldir orası Londra da biz neden bunu konuşuyoruz iki gündür. Ya da ben neden yazıyorum şimdi bunun hakkında? Küreselleşme ile alakalı bir yorum yapılabilir bunun için ama bence asıl cevap; yıllar önce de İran şahı Pehlevi nin karısı Soraya yı prenses Süreyya olarak bağrına basan, Grace Kelly ölünce ah eden, Stephanie nin kötü yola düşmesine vah eden bir millet olmamızdadır.
Vesselam, severiz biz bu masal kahramanlarını.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme