24 Kasım 2010 Çarşamba

HAYALET

Avaz avaz bağırasım var. Böyle baya yüksek bir yerlerden aşağıya doğru ya da bir kuyunun içine ya da dört duvarın dördüne birden aynı anda... Belki yeterince güçlü bağırırsam; tam boğazımda duran yumağı çözebilirim. Ama belki de sadece gırtlağımı parçalarım, o kadar. Yani belki de sadece kendimi kandırıyorumdur. Aslında canımın yandığı falan yoktur. O kadar uzun zaman yanmıştır ki, şimdi geçmiş olsa bile sırf ben artık onun varlığını kanıksadığımdan hala oradadır sanıyorumdur. Hani Fantom Uzuv diye bir hastalık varmış ya, insanlar bir uzuvlarını kaybettiklerinde beyin bunu reddedip; o organ hala varmış gibi davranabiliyormuş. Yani sağ elini kaybeden bir adamın inatla bardağı sağ eli ile kavramaya çalışmaya devam etmesi gibi. Hatta o organa ait acıyı bile çekmeye devam ediyorlarmış. Belki de bende de durum budur. Belki benim yanıklarım da artık sadece birer hayaldir. Belki bu boğazımda ki yumruyu ben yutalı çok olmuştur da ben hala o orada zannedip boşa nefesimi zorluyorumdur. Belki yutkunamamam artık ondan değil sadece bendendir.
Peki ayırt edebilmek için bir yöntem var mı?

2 yorum:

  1. İcimde garip tanidik bir duygu, dudaklarımda Bruce varı bir gülümseme ile okuduğum yazına kiyamiyorum ama sebeklik yapmak istegim daha agır basıyor.
    Gerci ben bu sorunun yanıtını bugün verdim sanıyorum :))
    Sebeklik kısmına gelince. Bir Kac gün bekleyeceğiz ;)

    YanıtlayınSil
  2. şebeklik için önümüzde uzun bir zaman var :)) şu midemde ki kayadan kalan son parçaları da bi hazmedeyim...

    YanıtlayınSil