21 Aralık 2010 Salı

SİGARA YANIĞI

Hatırladım ki şu geçtiğimiz günlerden birinde benim birilerine karşılığında kellemi ortaya koyduğum bir iddia vardı. Sigara yanıkları üzerine... Nereden hatırladım bilmem. Tarihe baktım, üzerinden 4 gün geçmiş. Emindim ya ben sonucundan kendimi ortaya koyacak kadar; hala da eminim. Ama bir şeyden daha eminim ki o da bu zamanlar, yılın son ayı, saçmalamak için birebir. Yıl bitiyor diye mi yoksa bir şeyleri yakalamak için son şansımız gibi hissettiğimiz için mi bilmiyorum.
Siyah çizmelerim var benim artık. Uzun zaman istedikten sonra... Dümdüz, sıfır topuk. Yok inadımdan değil, öyle olması gerektiğinden. Doğrusu bu, doğrusu; kimsenin göğsünün ortasına hatta tam yara izinin üzerine bir de topuğunu basmamak. Doğrular ve yanlışlar yahut bana öyle görünenler arasında ki çizgiyi, zemine tebeşirle çizilen sek sek karesi gibi, ayağının ucuyla sürte sürte silmeye kalkan biri yok nasıl olsa. Bembeyaz, pasparlak bir çizgi duruyor şimdi yerinde yeniden, üzerinden defalarca geçildiği içinde daha bir belirgin. Ben ki denge problemi doğuştan olan kişi, yine de çok sek sek oynadım çocukken. Bir kareden diğerine hiç paralel bir doğrultuda atlayamasam da yılmadım, oynadım.
Hem dolunay var hem de tutuluyor bir de utanmadan! Vücuttta ki su çekildiğinden olsa gerek, saçmalama katsayısı tırmandıkça tırmanıyor. Netice bu işte...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme