20 Aralık 2010 Pazartesi

DOLUNAY VAR...

Bazı şeyler değişir ama bazı şeyler hiç değişmez. Kilometrelerce uzağa da gitseniz, saat farkı her adımda ve her durakta bir artıp bir azalsa da gökyüzü karardığında, yerkürenin geceyi yaşayan her yerinde hepimiz aynı dolunaya bakarız. Aynı parlak yüzeye bakıp dilek tutarız, düş kurarız. Med-cezirinden yalpalarken vücudumuz, aynı hızla kontrolü kaybederiz.
Bu hayatta istisnasız her seferinde ve her yerde, baktığımda ya da gördüğümde beni rahatlatan 3 şey var: deniz, Galata kulesi ve dolunay. Anlamsız bir huzur ve mutluluk veriyorlar bana. Hatta gayet gülümsüyorum başımı kaldırıp onu gökyüzünde gördüğümde.
Ha bir de bağlantı noktası veriyor bana dolunay. Şu hayatta asla bir araya gelemeyeceğimize inandığım insanlar oldu. Gelmememizin daha iyi olduğuna inandığım insanlar oldu. Uzaklığı ayrı, varlığı ayrı canımı acıtan insanlar oldu ama her seferinde bu dolunay benim bağlantım oldu. Çünkü biliyordum ki tam benim baktığım sırada bu ay, onların tepesinde de yansıyor. Aynı benim gibi onların da üzerine ışık düşüyor. İşte tam o anda, hiç kimse imkansız gelmiyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme