23 Ağustos 2012 Perşembe

BEYNİMİN ESRARI




Sevgili blog,


Bu beyin MR mı nedir, hah işte o yalan! Külliyen yalan! Çünkü bu MR’a göre benim beynim gayet normal. Yok ya! Şimdi çıkalım, beni tanıyan on kişiye soralım; kaçı benim beynime normal der? Bir kere ben demem kendi beynime normal diye. Yazmış oraya 8-10 madde; ıvır lobu normal, zıvır kısmı normal, kraniyoservikal bileşke normal (hayır canım, tabi ki kağıda bakarak yazmadım), herkes normal. Bir ben değilim. Yani beni 45 dakika o alette tutup, Cem’in de dediği gibi kah Tiesto’dan kah David Guetta’dan nağmeler eşliğinde uyuklamama neden oldunuz (o alette uyuklayabilen de bir ben miyim acaba?), sonuç; kapsüla interna bile normal! (sırf şu isimleri cümle içinde kullanabilmek için doktor olur insan)

Hadi onu geçtim, üstüne bir de tarihin gördüğü en temiz kan testini aldım. Dilinizi falan ısırın! Onca çaya, kahveye, alkole, yola, yolculuğa, strese, aile eşrafından gelen envai çeşit hastalığa, aşk acısına, dost kazığına, Uzakdoğu yemeklerine, börtü böceğe rağmen hem de. Daha ne olsun? Da bir saçmalık var bu işte. O zaman ne bu şiddet bu celal? Bardağı tutamıyordum lan ben geçen hafta!

Gerçi ben cevabı buldum: bu hastanelerde, nörolojinin hemen yanına psikiyatri kliniğini koymuşlar. Yani, onca para döküp girdiğiniz tonla testten sonra hala elle tutulur bir şeyiniz yoksa teşhis hazır: psikolojik. Buyurun sizi yan odaya alalım.

Ha bu arada tamamen mi temiz çıktım; hayır. Ama çok sıkıcı bir hastalığım var o yüzden şu anda yazmama gerek yok. Yarın detaylı bir tedavi programı alayım, geyiğini yaparız. O zamana kadar domuz gibiyim maşallah. Sadece insanlara el ense çekmemem lazım.

Not: Bu yukarıda ki tabi ki benim beynim değil. O kadar mahremimi açamam size, mümkün değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme