12 Temmuz 2012 Perşembe

OMARA TEYZE



Baş ağrısını müteakip yorgunluk geliyor. Ardı ardına…


Ailecek evdeyiz, #ezikböcek hariç ama birbirimizi göremiyoruz. Ya onlar gezmede ya da ben mesaide. Sonuç olarak hala annemle gündüzleri telefonda konuşuyoruz.

Canım bir daraldı ki akşamın saçma bir saatinde; az daha camları açıp bağıracaktım; tuttum. Birisine diyecektim ki “benim canım çok sıkıldı”, vazgeçtim. O mengene her sıktığında aynı yere gitmemek lazım zaten. Ne demiş Bob Amca: “yokluğunuzu hissetmeyenleri, varlığınızla rahatsız etmeyin” Çok sert! Ama gerçekler de öyle.

Karikatürün birine manasız bir şekilde yarım saat güldüm. Hatta insanlar da gülsün diye onlara da yolladım.

İnsanlar demişken, insan sevmez olmaya karar verdim. Et yemez gibi bir şey işte. Ben beceremiyorum ya, bokunu çıkarıyorum.

Bu şarkıyı dinleyin, ben dinledikçe “hobaaa” deyip bir gevşiyorum, iyi oluyor: http://www.youtube.com/watch?v=cmm4guwzpGM&feature=mr_meh&list=PL4CDB57AB9204AE5D&playnext=0

Bir keresinde yanlışlıkla bileğimi kesmiştim. Valla lan! Yani valla yanlışlıkla! Bak inanmıyor. Ya öyle lafın gelişi elimde makasla “keserim valla” diye bileğimi kesermiş gibi yapıyordum ki şeytan doldurdu, cart diye kestim. İki gün bileğimde sargıyla gezdim. Sorana da “he evet, intihar ediyordum birden aklım başıma geldi, vazgeçtim” falan dedim.

Ne güzel laf lan: ey zalimin adamı. “Allahın cezası bir herifsin ama lanet olsun seviyorum seni” demek bence.

Çok fena Kaybedenler Kulübü’nü izleyesim geldi. Bir iki haftadır gelip gidiyor böyle, unutuyorum sonra.

Kafam dağınık ya, yazdıklarım da saçma sapan. Size de olur mu bazen, sanki kimse sizi anlamıyormuş, sevmiyormuş, istemiyormuş, özlemiyormuş gibi. 15 milyonluk İstanbul, çekmiş tatile gitmiş de bir siz kalmışsınız gibi. Bir şeyler hiç düzelmeyecek, bir şeyler hep öyle kırık dökük kalacakmış gibi. Ay kasvet işte bildiğiniz! Kasvet… Kış kış!

Dün akşam bir kere daha fark ettim ki latin dansları bana göre değil, ben de latin danslarına göre değilim. Hayatta başarılar dilerim kendilerine.

Dün akşam, sahnede izlediğim 72 yaşında ki teyze gibi olmak istiyorum o yaşa geldiğimde. Ajda abla gibi değil (alınma ablacım ama bu ayrı bir konu); Omara Portuondo gibi. (Bak yukarı resmini koydum. Benziyor sanki bana yahu)Tam teyze. Yaşlı teyze kilosunda, yaşlı teyze boyunda, üzerinde beyaz bir elbise, başına aynı beyazdan bir şalı dolamış, kırışık elleri ile tempo tutup, uzun eteklerini toplayıp ağır ağır dans ediyordu. Yaşlanınca yaşlı olayım ama ihtiyarlamayım. O işte…

Bu yakınlarda bana sürpriz falan yapmak isteyen olursa ben Sıla konserine gitmek istiyorum! Aha da buradan sipariş verdim. Valla bilmem artık.

Yeter, ben gidiyorum artık. Evde yemek varmış. Ay, evde yemek yapan birileri var lan! Yerim kasvetini!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme