7 Haziran 2012 Perşembe

BARİKA'NIN NEFRETİ




Bu hayatta en çok nefret ettiğin 3 şey nedir Barika?

- Ben bir kova su döküp balkonu yıkarken balkonda ki su giderinin tıkanması.

Arkadaşım o giderden karınca mı geçecek? Yapmışsın şey kadar, su geçene değin tıkanıyor. Ben de böyle bir kova suyun içinde şıp şıp kalakalıyorum. Biraz geniş yap di mi? Yaprak düşer tıkanır, böcek iner tıkanır. Bu ne canım!

- Evden çıkıp yarı yola gelince yanıma almam gereken herhangi bir şeyi unuttuğumu fark etmek.

O kadar sık oluyor ki; nefret artık bunu tanımlayacak bir his değil. Öte bir kelime lazım. Bıkkınlık, yorgunluk falan da denebilir. Unuttuğum şeyler de on numara ama: nüfus cüzdanı, telefon, e-bilet çıktısı, akbil (son dönemde istanbulkart), orkid, kapıya çıkarılacak çöp poşeti vesaire vesaire… Sonra; yürüdüğün yolu geri yürü, taksiyi geri çevir, minibüsten in ters yöne gidene bin. Akılsız başın cezasını komple bütün vücut çekiyor.

- Servisi kaçırmak.

Allahım bu nefret değil, bildiğiniz kabus! Korku filmi! Benim çalıştığım yerle oturduğum yerin arası aşağı yukarı 55 km. Yanlış okumadınız, elli beş dedim. Kıtalararası yolculuk bu, kolay mı? Uzun zamandır bu yolu çektiğim için artık bana çile olmaktan çıktı. Zaten servisle gidip gelirken nerdeyse evin önünden inip biniyorum. Böylece uykumu alıyorum, haftada iki kitap okuyorum, maillerimi okuyorum, tivitır, feysbuk falan takılıyorum, blogları takip ediyorum, piiii! Vakit çok. Amaaaa, olur da o servis kaçarsa… Bakınız Çarşamba sabahı olanlar: Sabah uyanılır, saate bakılır: yedi. Servisin beni alma saati geçeli 20 dakika olmuş. İçeriden ve dışarıdan baya sunturlu bir küfür savurulur. Bunun bir akşam önce Taksim’in ortasında üç tane adama el hareketi çekmiş olmamın bedeli olduğuna inanarak yataktan kalkılır. Sonrası; üç vasıta ve tam iki buçuk saat.

İki buçuk saatte iyi bir şoför İzmir’den Bodrum’a gidebilir. İyi ve hızlı bir şoför. Çok kılçıklı taze fasulye iki buçuk saatte pişebilir. Düdüklü tencereniz yoksa kuru fasulye, iki buçuk saatte haşlanabilir. Bir gelinin saçı iyi bir kuaförde iki buçuk saatte yapılabilir. Ama iki buçuk saatte evden işe gidilmez! Bir daha servisi kaçırırsam mazeret izni alıp işe gitmeyeceğim. Yani gitmesem daha iyi ve bence mazeretim de baya geçerli.

Nefret ettiğim bir şey daha var ama onu yazmayacağım. Yaz yaz nereye kadar, anlayan bu saate kadar anlardı. Kafası kalınsa ben ne yapayım! Yontsaymış bu yaşa kadar. hıh!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme