12 Ekim 2011 Çarşamba

CÜMLETEN UYANIŞA ÇAĞRI!

Sonbahar sen nelere kadirsin! Yazmadığım zamanlarda başıma ilginç ne geldi diye merak edeniniz varsa söyleyeyim: hiç bi şey gelmedi! Toplumu rahatlattığıma ve infiali engellediğime göre devam edebilirim sanırım.
Zamanın bu kadar hızlı geçiyor olmasının en kötü tarafı, bi bok anlamıyor olmam. Şöyle ki, çalışırken sabah 8 den sonra bir bakıyorum 12 olmuş, hadi yemek yiyelim faslı. Arkasından hop 4 olmuş, 6 olmuş, çıkalım, eve gidelim. A-a akşamın 8 i olmuş. Bir şeyler falan fıstık, yatmışız kalkmışız yine sabah olmuş. (cümlenin çoğulluğuna takılmayın lütfen, sadece bir birlik duygusu yaratmak istedim. yoksa sadece mor saten çarşafım ve iki yastığımı kastetmedim)
Nereye varmaya çalışıyorum? Şuraya. Buraya bak hayatım, buraya. Ne yapmak istiyorsanız, tam şu anda, kalkıp yapın! Yarın yaparım demeyin, yapamazsınız çünkü yarın da bu saatte aynı kanepede pinekliyor olacaksınız. Hayal kırıklığından korkmayın. Kırılsın diye var zaten o hayaller, ne sandınız, gerçekleşsin diye var olduklarını mı? Saf mısınız siz? Hadi ama, kalkın!
Kimin yanında olmak istiyorsanız onun yanına gidin. En kötü ihtimalle sizi kabul etmez ama siz yine de gitmiş olursunuz. Hem gezmiş olursunuz işte, ne güzel. İçmek istiyorsanız için. Yarın sabah iş olması, iki kadeh keyfinizi kırmasın. En fazla bi saat geç gidersiniz, koyu bi kahve içersiniz, geçer gider. Ne yani? Kocaman bir pizza ya da kocaman bir hamburger yemek istiyorsanız, yiyin! Kilo, göbek, şu, bu demeyin; onlar olacak kaçışınız yok. O hamburgeri yemeseniz de olacak, bari yiyin de olsun. Koyun götüne rahvan gitsin yahu! Sıkmayın bu kadar kendinizi, değmez. Hiç değmez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme