23 Ekim 2011 Pazar

BİLMEM HATIRLAR MISINIZ?

Bilmem hatırlar mısınız ama biz aynı taraftaydık, hatta ortada taraf bile yoktu. Sallanırdık ama yıkılmazdık. Yıkılmışlığımızda vardı gerçi ama o zamanda kalkmıştık.
Bilmem hatırlar mısınız ama biz birlikte yaşıyordu. Yaşıyoruz. Söz gelişi, laf gelişi değil; baya baya birlikteyiz. İş arkadaşı, ev arkadaşı, sıra arkadaşı, sevgili, eski sevgili, karı-kocayız.
Bilmem hatırlar mısınız ama biz bir ülkeydik. Bir topraktık, toprak parçası değil. Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadaydık. Yarım bir ada değil.
Bilmem hatırlar mısınız bu hikayeler yıllardır var. 90 larda da onlarca şehit verip depremlerde binlerce insan ölüyordu. Bütün bunlar değişmedi ve biz yine de birarada kaldık. Çünkü bilmem hatırlar mısınız ama biz bir ülkeydik. Bir ülke!
Sesimizi çıkarmadığımız her şey; biz sesimizi çıkarmadığımız sürece bize layık görülendir. Bilmem hatırlar mısınız onlarca yüzlerce vaadi, kelamı, mitingi... Eğer hatırlamıyorsanız zaten önemi yok. Hatırlıyorsanız siz de hesap sormalısınız. Biz kaybettik ama siz de kandırıldınız.
Bu günler herkesin ve herşeyin sınandığı günler. Sabrın, metanetin, sağduyunun ve aklın. Hepsine sahip olun, hepsine mukayet.
Biz hep gündemi kalabalık, aksiyonu bol, hareketi bereketli bir millettik ve her yılı bitirirken bir kaç felaket birden görmezsek olmaz. Ama biz hiçbir zaman "oh olsun" demedik. Nasıl deriz? Kime deriz? Kime oh olacak ki?
Şu anda Türkiye den binlerce kilometre ötedeyim. Bir haftadır ne zaman gazetelere baksam birbirinden fena haberler aldım, alıyorum Canım yanıyor, içim daralıyor, dua ediyorum. Hepiniz için, hepimiz için. Bunca kilometre öteden ben sızlarken siz orada, o hengamede gerçekten bu sızıdan kaçabiliyor musunuz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme