23 Mart 2011 Çarşamba

IŞINLA BENİ SCOTTY!

Koruma kalkanları devrede!

Bu komut; benim sevgili beynimin, sevgili vücuduma en çok verdiği komut olabilir. Bir de kadar hızlı gerçekleşiyor ki; ben bile şaşırıyorum.
Her şey yolundaymış ya da normalmiş gibi yapmak çok da zor değil. Özellikle de bunu çok uzun zamandır yapıyorsanız. Ama bu, tek hamlede, benim beynime onlarca soru doluşmasına engel olmuyor işte! Dışarıdan ne kadar kontrollü duruyorsa bünye, içeriden de bir o kadar kontrolü kaybetmiş vaziyette çırpınıyor. O zaman başlıyorum ben o kapanma seslerini duymaya; iniyor kapılar birer birer. Eğer ben elimi kolumu koyacak yer bulamıyorsam, yönsüz bir şekilde (bkz: başı kesik tavuk) sağda solda dolanıyorsam biline ki iç çırpınmalar başlamış. Savaşıyorum yine bir şeylerle içten içe... Sessiz sedasız savaşmayı becerebiliyorum bir zamandır. Asker yığmadan, bir kaç tetikçi hamlesiyle hatta susturucu kullanarak durduruyorum gelmekte olanları. Gel gör ki yoruluyorum. Sessiz halletmek, çıngar çıkarmaktan daha zor ve daha meşakkatli.
Ha tabi bir yolu daha var: bırakmak. Ama ben ne zaman ki o kalkanları geç çalıştırsam yahut bin (bir de değil) cesaret "boşver kalkanı falan, ne olacaksa olsun" desem; yüz üstü bile değil, gayet kıç üstü oturuyorum. Sonra gelsin hayıflanmalar... Pişmanlık duymamayı öğrendim en azından. Çünkü faydasıı olmadığını öğrendim. Olan biten her şeyi, biz bizzat kendimiz yapıyorsak, yani kimse bize silah, top, tüfek, bazuka filan dayamıyorsa, o zaman sonuçları da göze alıyoruz demektir. Ve kabul edelim ki çoğu zaman da o sonucu ta başından biliyoruz. Ama ben zaten çok becerikli sayılmam, tecrübeli hiç sayılmam. İşte bu yüzden de ne zaman o kalkanları indirsem gelecek olanı göremiyorum. Gördüğümü sandığım şey, çok sıcak bir havada uzağa baktığınızda oynaşan silüetler gibi, tan anlaşılamayan resimler oluyor. Sonra ben onları bir şeylere yoruyorum. Kabak tadında bir rüya yorumu kadar başarılı oluyorum!
Neye ihtiyacım olduğunu biliyorum: sabır. Bende yeterince var da etrafımda yeterince var mı, bilmiyorum. Böyle zamanlar için tek bir cümlem var: Işınla beni Scotty! Ben bir gezip geleceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme