19 Ekim 2010 Salı

AKILLANMAK ÜZERİNE...

Sırtımı taşa yaslasam; yel alır... Ağrısından durulmaz sonra. Ama o bile geçer gider.
Ayağımın altından zemini çekseler; tutunacak bir dal bulurum elbet. Asılır kalırım orada. Zamanı gelip de ya ben yukarı tırmanana ya da biri beni yukarı çekene kadar.
Taşa takılıp düşsem, kalkarım bir şekilde. Çırpalarım üstümün tozunu, yırtıklarımla çiziklerimle yürür giderim yeniden.
Yeter ki ben, kendimden uzaklaşmayayım.
Yeter ki artık yaslanacağım taşı da, tutunacağım dalı da, yürüyeceğim yolu da doğrusundan seçeyim.
Yoksa sonra ya taş elimde kalıyor ya dal...

2 yorum: