10 Ağustos 2010 Salı

BAĞLANMAYACAKMIŞIM

Hani Can Baba demiş ya zamanında şu yapışmadan, ucundan yaşamakla ilgili bir şeyler; hiç yapamadım ben bunu. Ben hiçbir şeyi sadece ucundan tutarak yaşayamadım ya da hiçbir şeye kenarından dahil olamadım. Ortasına düşmedikçe anlamam çünkü, canım yanmadıkça öğrenemem. Ben hiçbir şeyi ve hiç kimseyi ucundan tutamam, yapışırım. Ama öyle vantuz gibi değil, tırnaklarımı geçirmem kimseye. Sadece sabitlerim kendimi olduğum yere, kıpırdamam. Her kafanızı çevirdiğinizde orada olurum, her görmek istediğinizde görünür olurum ve her duymak istediğinizde de duyulur... Belki tüm bu nedenlerden ben pek çok defa insanları vazgeçilmez sansamda kendi kendime hep vazgeçilebilir olduğuma inandım. Bırakılıp gidilebilir. Çünkü ne de olsa ben sabittim. Hep olduğum yerdeydim. Kök aramaktan, yer yurt aramaktan bunlar hep, bu aidiyetsizliğimden kurtulmak için. Dipsiz bir kuyu gibi ama ben de dilsiz gibiyim. Kimseye kal yanımda diyemem, kalmak istesinler diye çırpınırım ama ısrar edemem. Gitmek isteyenin paçasına yapışmam, olduğum yerde beklerim ama kururum her seferinde, içim çekilir.

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.Demeyeceksin işte.Yaşarsın çünkü.Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,Senin onu sevdiğinden.Çok sevmezsen, çok acımazsın.Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.Senin değillermiş gibi davranacaksın.Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten dekorkmazsın.Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.Çok eşyan olmayacak mesela evinde.Paldır küldür yürüyebileceksin.İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.Gökyüzünü sahipleneceksin,Güneşi, ayı, yıldızları…Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.“O benim.” diyeceksin.Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…Mesela gökkuşağı senin olacak.İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere aitolacaksın.Mesela turuncuya, yada pembeye.Ya da cennete ait olacaksın.Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hemde hep senin kalacakmış gibi hayat.İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

Can Yücel

Hadi bakalım, nasıl yapacağız bunu? Nasıl olacakta "ilişeceğim" sadece? Nasıl olacakta ellerimi üzerinden çekip sadece dışarıdan seyredeceğim? Nasıl vazgeçeceğim kanırtarak canım acıtsalar da acıtanlardan. Bu kadar içine girmişken, nasıl dışarı çıkacağım?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme