12 Temmuz 2013 Cuma

ON DOKUZ



Benim bir erkek kardeşim var. Kardeşim yaşında arkadaşlarım var. Kuzenlerim var. Kardeşimin arkadaşları var. İnsanları yaşlarıyla yargılamayı ben kendim bizzat 30 yaşıma girince bırakmıştım ama şimdi yeniden başlıyorum çünkü 19 yaşında ölünmez!

19 yaşımda üniversitedeydim. Ege'de. Hava hep güzel, yerler çimenlik. O çimenlere uzanarak geçirirdik vaktimizi. Su savaşları meşhurdur Ege'nin. Kipa yeni açılmıştı, nevaleleri alıp bahçesinde yer içerdik. Bornova'ya giderdik, Küçük Park'a, havuzun oraya. Fıskiyelerin anlamı sadece buydu.

Kardeşim 19 yaşındayken üniversitedeydi. 9 Eylül'de, Buca'da her yeri rüzgar alan bir kampüste okuyordu. Diğer çocuklarla toplanıp PS oynuyorlardı. Araba kullanmaya çok fena hevesi vardı.

Can dostum 19 yaşındayken üniversitedeydi. Balıkesir'de, önce yurtta kalıyordu sonra arkadaşlarıyla eve çıktı. Kendi başına ev sorumluluğu almayı öğreniyordu.

Ali İsmail Korkmaz 19 yaşındayken üniversitedeydi. Eskişehir'de okuyordu. Gezi eylemlerine katılmıştı çünkü özgürlük denen şeyin kıymetini öğreniyordu. Eli sopalı birileri tarafından dövülüp bir sokakta bırakıldı. Güç bela gittiği hastane onu tedavi etmedi. İkinci hastaneye götürüldüğünde çoktan hasar almış olan vücudu daha fazla dayanamadı ve öldü.

PS oynar mıydı, ev arkadaşı var mıydı, araba kullanır mıydı, çimlere uzanır mıydı, mezuniyetinde ne giyecekti, kız arkadaşı var mıydı; bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var o da Ali İsmail Korkmaz'ı kimin öldürdüğü.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme