25 Ocak 2013 Cuma

FABRİKA AYARLARI




Fonda Adele çalan bir Cuma günü... Nedensiz bir şekilde elime kalem alıp sağa sola cümleler, kelimeler yazasım var.
Benden uzakta bir yerlerde bir şeyler oluyor biliyorum. Ve çok yakınlarımda da bir şeyler oluyor. Herşeyin ortasında sanırım Tanrı bana "her istediğini alamazsın, seçmen gerek" diyor. Ama aralarında seçim yapmamı istediği şeyler birbirini karşılamıyor hatta yolları bile kesişmiyor.
Seçim yapmak istemiyorum ama herşeyi de istemiyorum. Sadece kendi yollarında gidenler yollarında kalsın, o yollar olduğu gibi kalsın istiyorum. Gel gör ki hiçbir şeyin olduğu gibi kalmaması üzerine kurulmuş bu düzende gezegenin ayarları ile oynayamıyorum. Karma mıdır, kader midir, şans mıdır, mukadderat mıdır her nedirse zaten sürekli beni fabrika ayarlarına geri atıyor.
Benim ayarsızlığım bana yeter canım benim, bari sen sabit dur. Bari sen düz dur. Ben zaten kendi kendime sağa sola çarpıyorum.
Bir keresinde hava alanının birinde, bilmem kaçıncı aktarmadan sonra kafam kazan, vücudum sefil, yüzüm gözüm kurbağa gibi bir sonraki uçağı bekliyordum. Artık ne kadar halsiz ve berbat görünüyordum bilmiyorum ama beklediğim salonun barındaki adam bana bir kadeh şampanya uzattı ve "bu iyi gelecek bence size" dedi. Bir film sahnesi gibi. O kadar hızlı çalışıyor ki yüzümdeki gülümseme kasları...
Ama şimdi o hava alanı çok uzakta. Ben en iyisi gidip kendime bir çay koyayım.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme