5 Mart 2012 Pazartesi

ÜÇ KALA



  Rakamın üzerine yapıştırmışız (yapıştırmışlar) etiketi, çıkar çıkarabilirsen. İnsan yaşını söylemeye utanır mı? Altmış dokuz bile otuz birden daha saygın bir yerde rakam olarak yahu!

Uzatmayalım yoksa konu yavşayacak, üç gün sonra otuz (rakamla 30) yaşımızı da bitiriyoruz. Yani iyiden iyiye otuzlarında kadın modeli olduk, iyi mi? Değil! Ben daha otuz (rakamla 30) demeye alışmamışken otuz bir nasıl diyeceğim? Demeyeceğim. Yolunu buldum, birileri ben yaşım otuz dediğimde “a sanki daha büyük gösteriyorsun” diyene kadar otuzdan devam edeceğim. Allahıma şükür minyon bir tipim. (Kısa boylu, gösterişsiz bir tipim yerine minyonum deyince daha sevimli oluyor değil mi? Çakallar sizi!) Şimdi bunu neden yazıyorum, artık eskiye göre daha kalabalığız ya burada, siz de yurtta ve dış temsilciliklerde ayrıca Lefkoşa’da yapılan törenlere katılabilirsiniz. Sağda solda, Taksim’de felan mavi saçlı bir Barika görürseniz, doğum gününü kutlayabilirsiniz. Bayılır kendisi.
Te çocukluğumdan beri böyledir işte. Galiba annem-babam hep benim doğum günümü kutladılar yıllarca diye yani bir tür çocukluk alışkanlığı belki. O fotoğraflardan birini buraya koyabilseydim keşke; saçlarım iki yanımdan kırmızı kurdele ile bağlı, ailenin ilk torunu hem de kız torunu olmanın şımarıklığı ile önümde ki pastanın mumlarını üflerken çekilmiş olanlardan mesela. Ama hepsi İzmir’de ki evde kaldı. Oradan buraya çok az fotoğraf getirmiştim. Onlarda üniversite yıllarına ait. Bir de ortaokul yıllarıma ait bir tane var ki (Ya eskiden ortaokul diye bir şey vardı. Bu yeni nesil bilmez ama ilkokulla lisenin arasında kalan üç seneyi kaplayan ayrı bir okuldu. On tane okula girip çıkıyorduk, bir bok varmış gibi tövbe tövbe. Şimdi adı altıncı sınıf falan oldu. Gerçi bu hızla giderse bizden sonrakiler değil birden çok, tek okula bile gidemeyecek. Kızlar için konuşuyorum tabi); o albüm en kısa zamanda tarafımdan yok edilmeli. Allah muhafaza birilerinin eline geçerse, valla billa cümle aleme rezil olurum. O nasıl kıyafetler, o nasıl saç? Pamuk prensesin üvey annesi yapmamıştır, annemin bana yaptığı kötülüğü. Sen kalk, at kuyruğu gibi kalın, kocaman saçı olan kızın kafasını kısacık kestir. İyi, güzel, o uzarken neye benziyor biliyor musunuz? Medusa’nın kafası gibi her tel ayrı yere bakıyor. Elektrik çarpmış gibiyim tüm fotoğraflarda, saçım hep ayakta. Biraz jöle möle sürsem, bir tür Elvis taklidi çıkarmış benden. Zaten lacivert jilenin içine kırmızı kravatla hepten batmış haldeyim. Ulen biri de dememiş “gel şu saçına Allah rızası için bi tel toka, bir taç maç takalım” diye. Salmışlar beni öyle papaz gibi sokağa, oh! Sonra neden evde kaldın Barika? Ağaç yaşken eğilir, ben yamulmamışım bile. Bak sinirlendim şimdi. Ay birde puantiyeli kısa taytın üzerine tişörtle bir resmim var ki… Ya kısa tayt nedir arkadaşım? Hadi uzununu anladık da kısa tayt nedir? Giyilir mi o? Giydirir mi insan onu evladına. Anne beni hiç mi sevmedin sen?
Sakin, tamam, nefes, derin derin nefes… Geçti gitti o yıllar.

Geçen sene (okuyanlar bilir) bunalıma girip ikide bir “çok yaşlandım, ne yapacağım ben yaeee” konulu yazılar yazıp herkesi rakamdan soğutmuştum. Bu sene üzerime bir kabullenmişlik, bir tür öğrenilmiş çaresizlik falan sindi; o yüzden bak bugüne kadar “ne bu yeaeee” konulu bir yazı yazmadım. E artık ben ne yaparsam yapayım, o dönülmez yoldan döndük bir kere. Şimdi yapılabilecek tek şey; yürümek. Arkaya bakmadan, oyalanmadan yürümeye devam etmek. Artık ayaklar daha aşina bu yola ve artık manzara daha net. O neredeyse koşarak geçtiğimiz yollardan sonra, daha bir sakin bu yürüyüş. Dedim ya bir kabullenmişlik var çünkü. Ta bundan yıllar önce çizdiğim, neresinden döneceğime kendim karar verdiğim, tüm sapalarını, kestirmelerini bildiğim bir yol. Yürü ya kulum hali işte. Nereye demeyin, vallahi bilmiyorum! Bu yol nere gider, nasıl gider ben de bilmiyorum.

not: kendi çocukluk resmimi bulamadım, bununla idare edin. benden çok olmasın, baya tatlı kendisi.

3 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. öyle bi anlattın ki çocukluk fotoğrafını merak ettim

      Sil
    2. aman etme valla, çok fena :)

      Sil