7 Mart 2012 Çarşamba

TA TA TA TAAAAAM



 Ta ta ta taaam! İşte büyük gün geldi ama itiraf edeyim bir hevessizim bu sene. Neden bilmem bir türlü havaya giremedim. Bir eksiklik var sanki ya da bir fazlalık (fazlalık o otuz rakamının yanında ki bir rakamı, salak şey, bi çekilse), bilemedim. Kafiye yaptım istemeden, lütfen yok sayın, ögh.

Ağzımın içinin sol tarafı boydan boya yara ve konuşurken bile sızlıyor. Eja sağ olsun benim için msn’de fal bakmış. Yavrum, hala benim için aşk diliyor, nasıl da iyi kalpli ve iyi niyetli. Diliyorsun da ben pek beceremiyorum fark ettiğin gibi di mi hayatım? O yüzden bence benim için sadece “birilerinin bana aşık olmasını” dilesek? Bir de bunu görsem ben? Hayır, bir türlü göremedim de.
Bir yaş daha yaşlanmamın yanı sıra biraz daha yoruldum. Kırıldım. Fark ettim ki, eskisi kadar tahammülüm kalmamış insanlara. Daha çabuk sinirleniyorum ve daha zor samimi oluyorum. Yani benim standartlarıma göre. Artık kemik bir kadro var etrafımda ve onlarla mutluyum. Onlar da benimle mutlu olmalı ki buradalar hala. Parça parça attıklarımdan, asla gitmez hep kalır sandıklarımı gönderdikten ve vazgeçmek istemediğim halde vazgeçmek zorunda kaldıklarımdan sonra, bu kadarız.
Geçen sene “ulen otuzumuza geldik, elle tutulur bir iş yapmadık” diye yırttım ya kendimi, hala yapmadık. Ama yapmadıklarımın yanında yaptıklarıma da bir bakayım dedim. E bi zahmet yani, o kadar da kendini ezmenin anlamı yok. Hiçbir şey yapmasam da, şu an beni okuyorsunuz ya; hah işte bunu yapmışım.
Gezeceğimiz ve göreceğimiz yerler çok, yapacağımız şeyler hala var, ben çoğul konuşuyorum belki ama hala tekilim, bakmayın. (Bulacağım seni lan, nereye saklandın, nereye kamufle oldun da görünmüyorsun bilmiyorum ama bulacağım seni! Bulduğumda da zaten Allah yardımcın olsun)
Her işte bir hayır var, her şeyin hayırlısı, hadi bakalım hayırlısı diye diye geldik bu yaşa. Hayırlısıyla devam ederiz inşallah, maşallah. (Sabah o kadar Adnan hoca geyiği yaparsan, böyle olur işte. Kedi canımı benim! Ve bütün yabancılar da can değildir ayrıca)
Seviyorum sizi lan! Şu anda bunu okuyan herkesi seviyorum galiba. İçim dışım sevgi. Babama mı çektim acaba sevgi pıtırcıklığı konusunda? Adamı kimseden nefret ettiremiyorsun anacım! İnsanı deli eder “ama şimdi bir de onun gözünden bakmak lazım” şeklinde bizi empatiden empatiye sürükler falan sağ olsun. Yine sağ olsun ki bugünkü en güzel doğum günü mesajımı (her zaman ki gibi) o attı. Ah bazı şeyler hiç değişmiyor, bkz: babalar ve kızları.
Haydi bakalım , şimdilik dağılın, bu kadar sevgi yeter size bugünlük.

2 yorum: