28 Mart 2017 Salı

ÖNÜMÜZDEKİ MAÇLAR

Hep derim bu hayatta kurulmaması gereken iki cümle vardır:

Bir: Daha kötüsü olamaz
İki: Ne kadar kötü olabilir ki?

Hayat sağ olsun bir kere daha bana bu iki cümleyi teyit ettirdi. Huyu kurusun, en iyi öğretmendir kendisi, bilirsiniz.

Elimdeki hikaye biterken dedi ki: "Şimdi sen "bu" oldu diye üzülüyorsun ya ben sana bi doz daha vereyim, buna üzüldüğünle kalmaya dua edersin."

Ha neden, çünkü başlarken ikinciyi kurmuştum: "Ya bi deneyelim, tamam, ne kadar kötü olabilir ki?"

Bu kısım, hayal gücünüzle sınırlı...

Neyse, böyle atıp tuttuğuma, abarttığıma bakmayın. Herkesin canı yandığı kadar yandı benim canım da. Herkes kadar hayal kırıklığım... Eksiğim ya da fazlam yok. Ha belki artık kendimce bir fazlam var: deneyim.

Ama bak ne diyeceğim, böyle durumlarda (bazılarınız bana hiç katılmıyor, biliyorum) iyi ve güzel olanı düşünüp, onu kendine kar saymak bence en doğrusu. Evet, akılda kalan hep bitişlerdir ama onca yaşanana haksızlık da etmeyelim. E sonuçta o kadar gülen, eğlenen, hisseden bizdik; yok mu sayacağız? Sondaki o tonlarca ağırlıktaki bir kaç cümle yüzünden kendimizi tüy gibi hafif hissettiğimiz günleri unutacak mıyız? Yok, gerek yok. Onlar orada kalsın, bitişi başka yerde.

Ve biz de başka yere... Hepimizin bildiği gibi:

"Sahaya galibiyet için çıktık ama rakip takım bizden güçlüydü. Sonuç için üzgünüz. Artık önümüzdeki maçlara bakacağız."




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme