İş güç sahibi olmanın bir takım yan etkileri var. Bel, boyun
vesaire fıtıkları, gözde miyopluk, astigmat, eklem ağrıları falan dışında yani.
Mesela “mesleki deformasyon” diye bir şey var. İçinde olduğunuz sektörün günlük
yaşantınıza doğrudan etki etmesi de diyebiliriz buna. Misal verelim: ben.
Maliyetinin en fazla 3-5 lira olduğunu bildiğiniz tişörtü
mağazada 85 lira etiketle görünce “yok devenin nalı!” tepkisi verip; bayılsanız
da alamamak. Hatta bu sebepten bayıldığınız pek çok kıyafeti olmaz olmaz deyip
alamamak. Mağazada ki tezgahtara “bunun antrasiti var mı” diye sormak (Y.N.:
antrasit=koyu gri). Herkes elindeki kıyafetin sağına soluna, koluna bacağına
bakarken; yıkama talimatındaki ürün içeriğine (pamuk mu naylon mu nedir) ve
üretildiği ülkeye bakmak. Bu ve bunun benzeri davranışlar.
Bir de mesleki değil de tamamen iş güç sahibi olmaktan
kaynaklı deformasyon halleri var. O da şu şekillerde zuhur ediyor:
Kahve alışkanlığı: Yıllarca “ay ben kahve falan içemem”
şeklinde ki laflarımı üniversite zamanında bana yutturan Gamze hanım’dan sonra
iş dünyası bende bildiğiniz kahve bağımlılığı yarattı. Sanırsın annem beni
Starbucks’ın kapısında doğurmuş. O meşhur “sabahları bir kahve içmeden kendime
gelemiyorum” tripli güruha anında dahil oldum. Bir de her nasılsa, sonradan
edinilmiş bu kahve alışkanlığı kesinlikle sütsüz ve şekersiz olarak ilerledi.
Atıştırmak: Normalde öğünlerini bile zor takip eden ben
şimdi kurulmuş saat gibi öğlen 12 oldu mu açlıktan geberiyorum. Nasıl bir mide
kazınmasıdır anlatılmaz. Sanki yemesem öleceğim. Bir benzeri de akşam saat 4
civarında oluyor. Abur cuburla abuk subuk bir ilişkimiz var.
Mail kültürü: Herkese mail atabileceğini ya da her işin
maille yürüyebileceğini hatta yürümesi gerektiğini düşünme hali. Bıraksalar
anneme bile mail atacağım. Zaten kadıncağız bana telefonla ulaşamıyor; hâlbuki
bir mail atsa ulaşamama şansı hiç yok. Outlook önümüzde, gmail arkamızda
maşallah her şey yazılı. E söz uçar yazı kalır demişler. Çok kızarsanız şak
diye çıktısını alır suratına çarparsınız (bu cümleyi kim bilir kaç kişiye
kurdunuz değil mi?).
Bilgisayar bağımlılığı: Bu biraz da mail kısmında
anlattıklarıma benziyor. Şöyle ki her işi o bilgisayarın başından kalkmadan
online olarak halletmekten yana olmak. Hatta bunu zorlamak. Fatura ödemek, para
yatırmak, alışveriş yapmak, plan-program yapmak, konser-sinema bileti almak,
arkadaşlarla konuşmak, flört etmek, iletişim kurmak, haber vermek, haber almak…
Babamın bir lafı vardır “bu bilgisayarla bir tek çocuk yapılmıyor” diye, aynen
öyle.
Bugün öğrendim ki güzel Türkiye’mde kadınların sadece %26 sı
çalışıyor. Ve bu kadınların da sadece %8 i beyaz yakalı. Kalanların %40 ı tarım
sektöründe çalışıyor. He bu tarımcı teyzelerimin ağırlığı nerede dersiniz?
Karadeniz’de. E o zaman Karadenizli erkekler ne iş yapıyor? Bunun cevabını
onlar versin. Ama ben kahvehanelerde çorap mı örüyorlarmış neymiş diye
dedikodular duydum, bilesiniz. (Bu arada bugün edindiğim bir çok istatistiki
bilgiyi sizinle ayrıca paylaşacağım, çok eğlenceli çok)
İşte o %8 lik dilimin deforme olmuş sevgili hatunları, ve kalan
yüzdelik dilimlerin sevgili deforme erkekleri; durumumuz budur ve çok da
sıkıcıdır. Metropol denen canavar bizi yalayıp yutmakla kalmamış, kendisinin
diş arasına sıkışmamızdan kaynaklı içinde bulunduğumuz cendere duygusu da
etrafımızı sarmalamış olabilir ama yılmak yok! Deniz kenarı bir kasabada
pansiyon açıp; emeklilik günlerimizi bahçede domates yetiştirerek geçireceğimiz
günler yakın. Hepi topu 30 yıl sonra…
Çpk bilmenin zararları.. Mesela Çin seddinin yapılışını bilen, orada ölen binlerce kişiden haberdar olan, zorla çalıştırılan insanları bilen biri çin seddini gezerken mal mal gezemez. :)
YanıtlaSil:)) onu henüz yazmadım bak farkındaysan :))
YanıtlaSilMaliyetinin en fazla 3-5 lira olduğunu bildiğiniz tişörtü mağazada 85 lira etiketle görünce “yok devenin nalı!” tepkisi verip; bayılsanız da alamamak
YanıtlaSildedin ya.. Çok bilmenin zararları meselesine ordan geldim :)
elvanım bana bir sade kahve yap ve bu arada soğuk suyla yüzünü yıka . akibetin iyi görünmüyor benden söylemesi
YanıtlaSilbence de görünmüyor yaw :)
Sil